Atatürk'ün Balıkesirde Verdiği Hutbe

Atatürk'ün Balıkesirde Verdiği Hutbe

» Güncel Haber

Hemen Paylaş!

BALİKESİR HUTBESİ’NİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 

 

Batıyı uyandıran aydınlatan ve onları rönesansa ulaştıranlar, İslam alimleri olunca; İslam nasıl ileri ve ilerletici bir dindir, çok güzel anlamalıdır.

Balıkesir Hutbesinde dahi İslam’ın nasıl ilerici bir din olduğu ta 1923’lerde irad edilmiştir, ifade edilmiştir. İslam’ın, Kuran’ın her asra hitabettiği ve ilerleten bir din olduğu Balıkesir Hutbesinde ifadesini bulması; Kemalizmin kuruluş felsefesinin temeli olmalıydı diye düşünüyoruz. Balıkesir Hutbesi gibi M. Kemal’in tarihi ve dini bir beyannamesi Kemalizmin ve her Kemalistim diyenlerin en büyük istinatgahları olmalıydı diye düşünüyoruz. Balıkesir Hutbesi ve tesettürlü annesi, bir Osmanlı kadını ve tesettürlü annesi ile gene tesettürlü ve mecliste tesettürüyle yerini almış Osmanlı kadını Latife hanım efendi; Kemalizmin ve Kemalistim diyenlerin en çok sıkı sarılacakları esaslar olmalıydı diye düşünüyoruz.

   Balıkesir Hutbesi ve bir manifesto  makbuliyetiyle  tanınmalıydı ve her üniversite girişinde, hatta bütün okullarda girişlerde mutena yerini almalıydı!

Batıyı uyandıran ve aydınlatanların dini ile Mustafa Kemal’i uyandıran, aydınlatan dini aynıdır, İslam’dır ve Kitabı Kuran’dır.

Bu din İslam ve Kitabı Kuran asla irtica değildir ve irtica sebebi değildir. Müslüman da mürteci değildir ve asla olamaz. Bütün bu hususları Kemalistler ve Atatürkçüler bayraklaştırmalıydılar. Tam tersine bir fikriyat ve görüntü içinde olmaları, nasıl düşündürücüdür, düşünmeye davet ederiz.

7 Şubat 1923 günü öğleyin Paşa Camii'nde okunan mevlidden sonra minbere çıkarak yaptığı konuşmada da bu konulara deginmişti.

 

"Balıkesir Hutbesi" diye anılan bu konuşmasında "Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun" diyerek söze başladı ve kurulacak yeni devletin temel esasları ile devrimler ve cumhuriyete ışık tutan mesajlar verdi. 


İşte O Hutbe;

Atatürk, Zagnos Pasa Cami Hutbe'sin de cemaata söyle seslenmistir:


“ Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz 

Efendimiz Hazretleri, Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul 

olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân-ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir.


İnsanlara maneví mutluluk vermiş olan dinimiz, son dindir, mükemmel dindir. Çünkü dinimiz; akla, mantığa ve gerçeklere tamamen uymakta ve uygun gelmektedir. Eğer akla, mantığa ve gerçeklere uymamış olsa idi bununla diğer ilâhî tabiat kanunları arasında birbirine zıtlık olması gerekirdi. Çünkü bütün tabiat kanunlarını yapan 
Cenab-ı Hak'tır.


     Arkadaşlar! Cenab-ı Peygamber çalışmalarında iki yere, iki eve sahipti. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazret-i peygamber'in mübarek yollarını takip ederek bu dakikada milletimize ve milletimizin şimdiki ve geleceğine ait konuları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde, Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni bu şerefe kavuşturan Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu vesile ile büyük bir sevaba nail olacağımı ümit ediyorum. 

     Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.

    Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşüncelerini anlamak istiyorum. Millî emeller, millî irade yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, millet fertlerinin tamamının arzularının, emellerinin birleşmesinden ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.

 


Yorum Sizin?

İlginizi Çekebilir