Fal bakmak ve Baktırmak

Fal Bakmak ve Baktırmak

» Yazılar

Hemen Paylaş!


Fal bakma ve fala baktırma geleneği çok eski yıllardan günümüze kadar gelen geleneklerden birtanesidir.Yapılış şekilleri her toplumda ayrı olsa da aslında amaç hepsinde aynıdır.Gelecekten haber alma merakı gaybı öğrenme isteğidir.Peygamberimiz zamanında cahiliye Arapları da bu konuyla ilgilenmişler hayatlarını fallarına baktırarak yönlendirmişlerdir.

Cahiliye Araplarında fal bakma geleneği  ‘ezlam’ yani fal okları şeklinde idi.Kabe’de bulunan hübel putu önünde bir bekçi bulunurdu.Bu bekçi elinde 7 okla dururdu.Gelenler isterse o oklardan çekip gelecekle yahut istediği bir konunun akibeti ile ilgili bilgi alırdı.her ok bir manaya işaret ederdi.olumlu ,olumsuz,ertelenmesi gerekir gibi.o kişi de bundan çıkan sonuca göre  hayatını düzenlerdi.Araplardaki bu gelenekle ilgili Maide suresinde şöyle geçmektedir.’’ Ey iman edenler! Şarap, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.’’  Bu adet yasaklanmış ve fal bakmaktan menedilmiştir.

Bizim toplumumuzda da kahve falı geleneği oldukça yaygındır.Bunlar oldukça tehlikeli durumlar olup bu durumdan uzak durulması gerekir.’fala inanma falsız da kalma’ sözü hepimizin kulağına çok yakın gelmektedir.Bu da bu durumun ne kadar meşrulaştığının apaçık ifadesidir.aynı zamanda bu sözü söyleyip günahı hafife almak bir kere daha insanı günaha sürüklemektedir. ''Kuş uçuran ve kendisi için kuş uçurulan, fala bakan veya baktıran, sihir yapan veya yaptıran bizden değildir. Kim bir falcıya gider de söylediğine inanırsa o kimse Muhammed (s.a.v.)'e indirileni inkar etmiş olur."  Hadiste işaret edildiğine göre fala baktıran kadar bakan da aynı günahtan nasibini alırlar.Peygamber’e indirileni yani kuranı inkar kadar büyük bir küfürle itham edilirler.Şüphesiz ki geleceği Allah’tan başka hiç kimse bilemez.

Bir kişi bir durumun onun için hayırlı olup olmadığını istihare yoluyla öğrenebilir.Peygamberimiz bu konuda bir hadisi şerifte şöyle buyurmuştur: ''Ey Enes, bir işe teşebbüs etmek istediğinde o iş hakkında yedi defa istihâre eyle. Sonra gönlüne o işle ilgili doğan şeye bak. Çünkü hayır, günlüne doğan şeydedir", buyurmuştur 

Allah’ın gaybı yalnızca kendisinin bileceği bir çok ayette belirtilmiştir.bunlardan birkaçı şunlardır:

Gaybın anahtarları O'nun katındadır . Onları, O'ndan başkası bilmez." 

De ki: "Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim. 

Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah'a aittir. Her iş O'na döndürülür. Öyle ise O'na kulluk et ve O'na dayan! Rabbin yaptıklarınızdan gafil değildir. 

De ki: Göklerde ve yerde, Allah'tan başka kimse gaybı bilmez. Ve onlar ne zaman diriltileceklerini de bilmezler. 

  Kahve falı bakarak gelecekten haber verdiğini iddia edenler apaçık bir zulüm içindedirler.Aynı zamanda kahve falı baktıran da o kişiyle aynı günaha ortak olmuş olur.Gaybın bilgisi ancak Allah katındadır.bunun bilgisine sahip olan kişi hep bu işin ticaretini yapanlara prim vermemiş olur.hem de oradan duyduğu olumlu veya olumsuz bilgiyle ilgili tesirde kalmamış olur.

Mine TELLİOĞLU

   


Yorum Sizin?

İlginizi Çekebilir