İstanbuldaki Türbeler

İstanbulda bulunan türbelerin bazıları

» Güncel Haber

Hemen Paylaş!

İstanbulda bulunan türbeler

 

Hz Yuşa Türbesi,

 İstanbul ili Beykoz ilçesi, Yuşa Tepesi’nde bulunan bu türbenin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Ancak, burada 28 Çelebizade Mehmet Said Paşa 1755 yılında bir mescit yaptırmış ve Yuşa Nebi Hazretleri’nin mezarı etrafını da bir duvarla çevirmiştir. Mescit yangın sonucunda zarar görmüş 1863–1864 yılında, Sultan Abdülaziz döneminde (1861–1876) aslına uygun olarak yenilenmiştir. Bu arada Yuşa Nebi Hazretlerinin mezarı da onarılmıştır. Sonaraki dönemlerde buraya bir de Yuşa Tekkesi olarak ismi geçen bir Nakşibendî dergâhı yapılmıştır.

 Hz. Yuşa Kimdi?

 Yuşa Peygamber, Yusuf (a.s) neslinden olup, Hz. Musa'nın çağdaşıdır. Hz. Musa'nın Genç Yuşa ile "iki denizin birleştiği yere" kadar yaptıkları tarihi ve gizemli yolculukları ve burada Hızır (a.s) ile buluşmaları Kuran-ı Kerim'de Kehf Suresi'nin 60-65. ayetlerinde anlatılır. Burada, Hz. Musa'nın yanındaki genç adamın Hz. Yuşa olduğu rivayetlerden anlaşılmaktadır. Hz. Yuşa'nın Beykoz Yuşa Tepesi'nde gömülü olduğu şeklindeki inanış, Beşiktaş'ta türbesi bulunan Kanuni Sultan Süleyman'ın süt kardeşi Yahya Efendi'nin (1494-1570) manevi keşfi ile irtibatlandırılarak yaygınlaşmış ve şöhret bulmuştur. Bazı tefsirlerde Yuşa (a.s)'nın Musa (a.s)'nın vefatından sonra peygamber olarak görevlendirildiği, Hz. Musa'nın yeğeni ve yardımcısı olduğu, Hıristiyanlar'ın ve Yahudiler'in ona Yeşu dedikleri nakledilir. Yeşu (Yuşa) Beni İsrail'e gönderilen dört büyük peygamberden biridir.

Telli Baba Türbesi

 

Birçok efsaneye konu olan, hakkında birçok rivayet bulunan Telli Baba Türbesi’nin içerisindeki mezarın üzeri tellerle kaplı. Evlenmek isteyen kişiler Telli Baba Türbesi’nde bulunan tellerden bir tane alıp evlendikleri zaman bu telleri geri getiriyorlar.

Hala birçok çift evlendikleri gün Telli Baba Türbesi'ni ziyaret ederek, hem kısmet, hem de beraberliklerinin devamı için dua ediyor. Rumelikavağı'ndaki Telli Baba Türbesi, şehir merkezinden uzakta bulunmasına rağmen, özellikle cuma günleri ve hafta sonları çok yoğun bir ziyaretçi akınına uğruyor. Telli Baba Türbesi'nin ziyaretçileri arasında kadınlar ve genç kızlar büyük bir yer tutuyor. Hayatında Telli Baba'nın özel bir önemi olduğunu vurgulayanlar, periyodik ziyaretlerini hiç aksatmıyor. 

Telli Baba Kimdir?

Rivayete göre Telli Baba, önceleri Telli Gelin olarak adlandırılıyordu. Çünkü rivayete göre orda yatan kişi ermiş bir gelindir. Buraya giden çiftlerin sağlıklı çocuklara sagip olacağı inancı yaygındır.

Başka bir rivayete göre Telli Baba Türbesi’nde yatan kişi orduda imamdır. Hasta olan bir kadının rüyasında, şu anki Telli Baba Türbesi’ni o kişinin mezarı olarak görür ve bu olaydan sonra iyileşir.

Bir diğer efsane de; Telli Baba’nın tahsiliye memuru olduğu. Gemilere kılavuzluk hizmeti veren Telli Baba nöbeti esnasında denizin kabardığını ve denizde küçük bir kayığın içinde genç bir kızla bir oğlanın bulunduğunu görüp denize atlayarak genç kızı kurtarması ancak genç delikanlıyı bulamamış olmasıyla sonuçlanan olayda, genç kızın yıllar sonra teşekkür etmek isteyerek Telli Babaya geldiğini ancak öldüğünü öğrenincede ağlayarak, telli duvağı mezarlığa bırakarak ayrıldığına inanılıyor.

Telli Baba'ya Nasıl Gidilir?

Telli Baba Türbesi’ne gitmek için Sarıyer’den kalkan Rumeli Kavağı minibüslerine veya, Hacıosman metro durağından kalkan 25A numaralı otobüslerle Rumeli Kavağı’na varmadan sondan ikinci durakta inerek gidebilirsiniz. Özel araçlarıyla gelecek olanlar Sarıyer İDO İskelesi’nden sonra sağa dönerek Rumeli Kavağı yoluna sapabilirler. Zaten yol üzerinde tabelayla karşılaşacaksınızdır.

 Ziyaret saatleri ise saat 09:00 – 18:00 arasıdır.

 

Aziz Mahmud Hüdayi Türbesi

 

AZİZ MAHMUD HÜDAYİ (1541 - 1628)  

 Şerefli Koçhisar'da doğdu. Çocukluğu Sivrihisar'da geçti. Medrese eğitimini istanbul'da tamamladı. Edirne, Mısır, Şam ve Bursa'da Kadılık ve Müderrislik yaptı. Bursa'da Üftade Hazretleri'nin müridi ve halifesiydi. İstanbulda halka şeyh, sultanlara mürşid oldu. Üsküdar'da vefat etti. Külliyesi içinde bulunan bu türbeye defnedildi. Eserleri, sohbetleri, şiirleri, vaaz ve nasihatları ile padişahtan halka kadar herkese yol gösterdi. Devrini idrak ettiği sekiz padişahtan bilhassa Sultan III. Murad ve I. Ahmed'in saygısını kazandı.

Yedisi Türkçe, otuz kadar eser yazdı. Zengin vakıflar ve manevi miraslar bırakarak ebediyet alemine göçtü.

 Sevenleri için şu duası meşhurdur: "Sağlığımızda bizi, vefatımızdan sonra kabrimizi ziyaret edenler ve türbemizin önünden geçtiğinde Fatiha okuyanlar bizimdir. Bizi sevenler denizde boğulmasın ahir ömürlerinde fakirlik çekmesin, imanlarını kurtarmadıkça göçmesin."

 

Merkez Efendi Türbesi

 

Merkez Efendi, 1463 (Hicri 868) yılında Denizli’de doğmuştur] Asıl adı Musa Muslihuddin olan Merkez Efendi, ilk öğrenimini Manisa'da tamamlamış, daha sonra İstanbul’a gelerek Hızır Velüyiddin Efendi ve Mevlana Ahmet Paşa’dan dersler almıştır.Müderrislik için Bursa, Karaman ve Amasya’ya gitmiştir ve bu dönemde “Halvetiye Tarikati” icazetini almıştır. Sonrasında İstanbul’a döndüğünde Etyemez Tekkesine devam eden Merkez Efendi, “Sümbül Efendi” lâkaplı Şeyh Yusuf Sinaeddin Efendi’nin öğrencisi olmuş, döneminin ileri gelen sûfîlerinden ve hekimlerinden olmuştur. Mesir macunu Merkez Efendi'nin icadıdır

1514 yılında Merkez Efendi, mensubu olduğu tarikatın (halvetilik) halvet geleneğine uygun olarak bir tekke kurmak için Merkezefendi Mahalllesine (Osmanlı dönemindeki adıyla “Mevlevihane Yenikapısı”) Mevlanakapı surları dışındaki bu tenha yere yerleşmiştir.

Türbenin tarihçesi [değiştir]

 

Yavuz Sultan Selim’in kızı “Şah Sultan”, Merkez Efendi'nin 1551 (hicri 959)[9] yılında ölümünden sonra tarikat külliyesi niteliğindeki bu yere 1552-1572 tarihleri arasında cami ve tevhidhane ilave ettirmiştir. Türbe 1837’de Sultan II. Mahmud (1808–1839) tarafından yeniden inşa edilmiştir. Merkez Efendi Türbesi, cami, türbe, çilehane, şadırvan, mutfak, derviş hücreleri, hünkâr köşkü ve hamamdan oluşan bir külliye içinde yer almaktayken, bu yapıların bazıları günümüze kadar gelememiştir.[8] Günümüzde türbenin yakınında Abdülbaki Paşa Kütüphanesi, hamam, Merkez Efendi Camii ve Merkezefendi Mezarlığı bulunmaktadır.

Türbenin giriş bölümündeki ahşap tavanlı bölümdeki parmaklıkla çevrili tarafta Şeyh Hüseyin Efendi, Şeyh Ahmed Mesud, Mustafa Efendi, Nurullah Efendi, Hatice Hanım, Sıdıka Hanım, Fatma Hatun, Şeyh Mehmed Nureddin yatmaktadır. Bağdadi kubbeli bölmede ise Merkez Efendi'nin sandukası bulunmaktadır. Önünde Hattat Aziz Efendi'nin bir levhası vardır. Türbe dış duvarında ve içerdeki duvarda bulunan Türkçe kitabelerde, Merkez Efendi'nin Kanuni Sultan Süleyman ile harbe gitmiş gazi, hekim, din ve tasavvuf alimi olduğu yazmaktadır.[6]

Yorum Sizin?

İlginizi Çekebilir