Mesele Gezi Parkı değil anlamadın mı

» Güncel Haber

Hemen Paylaş!

İlk gününden beri onaylamadığım eylemlerin bu noktalara geleceğini hepimiz tahmin etmişizdir. Şiddet olaylarının geziparkıyla alakası olmadığını herkes biliyordu. Çünkü binlerce ağacı kesip Üniversite yapanlara sesi çıkmayanların bu eylemi samimiyetsizdi. Amacın ağaç değil hükümete yönelik bir hareket olduğunu sonradan herkes çok iyi anladı. Türkiye ne zaman gelişse, ne zaman ekonomisini düzeltse, ne zaman bir atağa geçse karanlık eller her zaman ortaya çıkıyordu. Bu sefer de durmadı. Eylem, polisinde yanlış müdahalesi ile birlikte iç isyana kadar götürülmeye çalışıldı. Bu noktalara geleceğini tahmin ediyoduk. Karanlık güçlerle çalışan kişiler, halkı galeyana getirdi. Twitter'dan "polis gerçek mermi kullanıyor, polis halka kurşun sıkıyor" diye yalan haberler yapıp milleti sokağa döktüler. Üstelik bu kışkırtmaları yapanların, şiddeti teşvik edenlerin, çoğu ünlü dizi oyuncuları ve bazı gazetecilerdi. Şiddete başvuranlar ve şiddete teşvik edenlerin belli ki cebi iyi doldurulmuştu. Yabancı devletlerin istihbarat örgütleriyle çalışan, vatansever gibi görünen kişiler, oturduğu yerden Tweetler atıp insanlara direktifler verdi. Ajanlar da boş durmadı yıllar önce çekilmiş fotoğrafları eylemde çekilmiş gibi göstermek için photoshop yaparak sosyal medyaya servis etti.

Türk Kürt Alevi ayrımı yapıp ve kürt kardeşlerimizi yıllarca kışkırtıp sonuç elde edemeyenler bu sefer de Ulusalcıları ve Dindar insanları karşı karşıya getirmek istedi.


“Tesettürlü bayanlara saldırıldı” haberlerini yayıp dindar insanları sokağa dökmeye çalıştılar.
Hayatında camiye uğramamış insanlar gaz bombası yiyince ayakkabılarla içki şişeleriyle camiyi çöplüğe çevirdiler. Türk bayrağını yaktılar.

Ağaçları koruyoruz diye eylem yapanlar, sokaklara ağaçlarla barikat kurdular, kaldırım taşlarını söküp polise fırlattılar.

Polisin anasına, bacısına sövüp tahrik edip, ortalığı birbirine kattılar. Bankaların camlarını indirdiler.

Trafiği kapatıp ateş yaktılar. Bu yapılanlarıda “ Sivil Polislerin” üstüne attılar.


Medya da boş durmadı tabiki.. Başbakan Türkiye’deyken bu provakatörlere destek vermeyen medya, özellikle Doğan Medya, Başbakan ülke dışına çıktığı zaman tıpkı “babası evden gidince pijama partisi veren çocuklar” gibi haber yapmaya başladı. Doğan Medya’nın haber siteleri 28 Şubattaki gibi haber başlıkları attı. Garanti bankasındaki hesaplarını iptal edeceklerini açıklayan provakatörlerin ardından Garanti Bankası milyarca kayıp etti. Genel Müdürü çıkıp ben de çapulcuyum diyip eyleme destek verdi.

Hayranlıkla izlenilen, milletin sayesinde milyarlarca para kazanan Ece Erken, Okan Bayülgen, Mehmet Ali Alabora, Erol Köse gibi ünlüler Sosyal Medya platformu Twitterda kışkırtıcı tweetler attı.


Bu olayların kime ne faydası oldu? Türkiye milyarlarca dolar zarara uğradı. Halkın vergileriyle alınan polis araçlarına yine kendileri zarar verdi. Kimse istifa etmedi, hükümet düşmedi, hiçbir siyasi parti lideri partisinden istifa etmedi. Demokratik yollarla tepki vermek varken ortalığı yakıp yıkarak tepki vermek nedir?


Yapılanlar sadece içinde yaşadığınız Türkiye devletine zarar verdi. Türkiye'nin itibarı dış ülkede değer kaybetti, binlerce esnaf mağdur oldu, farklı siyasi düşünceleri olan binlerce arkadaş birbirine ana avrat söverek düşman kesildi. Onlarca polis ve onlarca eylemci ciddi olarak yaralandı. Bir insan öldü..Soruyorum size Türkiye’de neyi değiştirdiniz? Değişen nedir? Özendiğiniz devrim gerçekleşti mi? Tayyip Erdoğan istifa etti mi?..


Milyonlarca kişinin oy verdiği siyasi lideri demokratik olmayan yöntemlerle aşağı çekmeye çalışmak ne zamandan beri demokratlık ve Atatürkçülük oldu. Hem Atatürkçüyüm diyeceksin Atatürkün verdiği seçme ve seçilme hakkını göz gönünde bulundurmayarak demokrat yollarla seçilen ve Ülkenin %50 oyunu almış bir siyasi parti liderini aşağı çekmeye çalışacaksın. Atatürkçüyüm diyeceksin devletin malına zarar vereceksin. Polis araçlarına saldırıp, tencere tavayla ses çıkarıp, hastası olanları çocuğu rahatsız edeceksin. Şiddeti haber yapmayan medya çalışanlarına saldıracaksın. Sonra da Atatürkçülükten, demokratlıktan, özgürlükten bahsedeceksin !


Peki, bu sokaklarda özgürlük diye haykıranlar, ortalığı yakıp yıkanlar, yıllarca eziyet çeken başörtülü bayanların haklarını aramak için neredeydiniz? Başı örtülü kardeşlerimize yıllarca yapılmadık eziyetler kalmadı. Kamusal alanda çalıştırılmadılar. Başı örtülü diye hakarete uğradılar, ezildiler. Üniversitenin kapılarından içeriye alınmadılar. Eşinin başı örtülü diye subaylıktan atıldılar. Oğlunun yemin törenine giden anneyi sırf başı örtülü diye içeriye almadılar. Bu eziyetleri yapan kişiler kutsal değerlere saygı duymayıp Ezanı Türkçe yaptılar. İmamları astılar, din adamlarına eziyet ettiler.! Şimdi ortalığı yakıp yıkarak özgürlük diye haykıranlar, bir gün sokağa çıkıp bu ezilen halkın sesi oldunuzmu? Birgün olsun eylem yaptınız mı? Öfkeli olan ezilen özgürlüğü kısıtlanan sizler değildiniz. Bu insanlardı ! Bu insanlar devlete karşı isyan etmediler, polise taşlar atıp anasına bacısına sövmediler, devlet görevlilerine hakaret etmediler. Seslerini yükselttikleri zaman diğer insanları mağdur etmediler. Tencere tava çalıp hastası olanları rahatsız etmediler. Ne yaptılar? Sabrettiler Allah'a dua ettiler ve sandığına gömdüler.

Tüm İslam Aleminin Miraç Kandili Mübarek Olsun

Gökhan Beter
İkra Dergi İmtiyaz Sahibi
www.twitter.com/gokhanbeter

 

Yorum Sizin?

İlginizi Çekebilir