Şeriatın Gerçek Anlamı !

Şeriat nedir? diye soranlar bu yazıyı iyi okumalı

» Güncel Haber

Hemen Paylaş!

                           ASLINDA ŞERİAT ..
İlk insan ve aynı zamanda ilk peygamber olan Hz.Adem,kendisine peygamberlik verildiğinde  yani on suhuf –i şerife (mübarek sayfalar) verildiğinde, insanoğlu da ilk ‘’şeriat’’ ile  tanışmıştı. Cebrail (a.s.) Allah’ın emriyle yine O’nun ilahi  hükümlerini, ilmini, hikmetini, sanatını, marifetini ve nice sırlarını insanoğluna ulaştırmış,böylece Allah’ın kanunlarını, kurallarını, emirlerini ve yasaklarını da tebliğ etmişti. Böylece Ademoğlu da bu dünya hayatında başıboş,sorumsuz,kuralsız yaşayamayacağını, büyük bir hesaplaşma ve sonrasında da büyük ödül ve cezalara maruz kalacağını öğrenmiş oldu.
 
   Şeriat, ilk peygamberden beri var olan dinin, yaşanma ve tatbik şeklini gösteren ameli demektir. Yani Allah’ın , insanlar hayatlarını ona göre tanzim edip ve ona göre yaşasınlar diye Resulleri ile gönderdiği inanç,ibadet, ahlak,muamele ve ceza esasları yasalarından oluşan, dinin tatbiki yönüdür. 
Ancak maalesef uzun yıllardır planlı ve programlı olarak bilinç altımıza işlenen şeriat tanımı; ‘’gericilik, medeniyetten uzak bir hukuk sistemi ya da pratikte uygulanması imkansız emirler ve kurallar olarak gösterilmektedir.
 
   Yani şeriat denildiğinde pek çok insan hırsızlık yaptığı için eli kesilen insanlar, hiçbir insani hakka sahip olmayan ve ezilip dışlanan evinden dışarı çıkması bile yasak olan kadınlar hayal ediliyor. İran'da mezhep çatışmazlığından doğan bir sistem Şeriat olarak biliniyor. Halbu ki İran'da da Şeriat yoktur, Arabistanda da şeriat yoktur.

Müslümanları normal şartlarda alt edemeyeceğini fark eden İslam düşmanları, bu insanları Kur’an’dan uzaklaştırmadan, bunda başarılı olamayacaklarını anlamışlardır. İşte keşfedilen bu realite uzun yıllardır İslam aleminde sabırla işlenen bir stratejiye dönüştü. Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’den, dinden, sünnetten uzaklaştıkça daha güçsüz ve dağınık bir hal alıyordu. Bu milletlere bir de planlı şekilde fitne tohumları ekildiğinde, dini yaşamdan uzaklaştıkça daha medeni,daha ilerici, daha güçlü olacağını zannederken aslında daha geri, daha güçsüz ve kendi içinde savaşmaktan ilerleyememiş ülkeler haline geldiler. İşte bugünkü İslam aleminin durumu bunu çok güzel özetliyor.
 
   İnsanoğlu hem dünyada hem de uhrevi alemde arzuladığı mutluluğa, huzura ulaşabilmek için bütün alemlerin sahibi ve yaratıcısı olan Zat’ın koyduğu kurallara uymak durumundadır. Çünkü kendi varlığının sebebi ve sahibi Allahu Teala’dır. Allah'ın koyduğu kuralları camii de tanıyıp devlet yönetiminde de tanımamak Allah muhafaza insanı kafir eder. Kur'an her yönetimde, her sistemde kendisinin esas alınmasını emretmiştir.

ABD’nin önde gelen gazetesi ‘New York Times’ bir süre önce İslam Hukuku hakkında uzun, kapsamlı ve önemli bir makale yayınladı. ‘Şeriat’ hukuk devleti anlamına mı geliyor? Başlıklı yazı Harvard Üniversitesi’nden genç hukuk profesörü Noah Feldman’ın imzasını taşıyordu ve epey de ezber bozucuydu. Çoğumuz için şeriat kelimesi ‘kesilen eller,taşlanan insanlar ve baskı altına alınan kadınlar ‘ gibi korkunç şeyleri çağrıştırıyor. Ama hemen ardından ekliyor ‘’Oysaki İslam Hukuku tarihinin büyük bölümünde, aslında dünya üzerinde var olan en liberal ve hümanistik hukuk ilkelerini sunmuş’’ Feldman, bu sonuca İslam hukukunun uygulandığı dönemlerde diğer hukuk sistemlerinin uygulamasını karşılaştırarak ulaşmıştı.
 
  Şeriattan dehşete kapılan Batılılara şu hatırlatmayı yapıyordu: ‘Geleneksel İngiliz yasalarının, yüksek hırsızlıklar ve daha pek çok suç için idam cezasını öngördüğünü bugün kim hatırlatıyor? Ya da ‘işkencenin’ 18.yüzyıla dek çoğu Avrupa ülkesinde adli sistemin meşru bir unsuru olarak kabul edildiğini kaç kişi biliyor?

Şuna eminim ki Şeriat'ın gerçek anlamını bilselerdi ne laikim ne ulusalcıyım derlerdi sadece Şeriatçıyım derlerdi..

www.twitter.com/GokhanBeter

Yorum Sizin?

İlginizi Çekebilir