Siz Hayatın Neresindesiniz ?

25.05.2013

Herkes hayatta birşeyler başarmak ister. Kimisi üniversite okumak ister. İster ki mühendis olayım, doktor olayım, avukat olayım da dize getireyim parayı önümde. Çok para kazanayım ve bir yazlığım olsun bir dairem olsun başımı sokacak. Ya da bir arabam olsun. Hayır hayır bir tane yetmez bir de eşime ait bir arabam olsun. Hatta daha fazla kazanayım da çocuklarıma da birer adet alayım. Yavrucaklar toplu taşım araçlarında itilip kakılmasın da okula giderken zorlanmasınlar. 

Kimisi de der ki boşver ne yapacaksın okumayı. Aç şurada bir dükkan paraya para demezsin. 2 yıl için de ikinci şubeni açmazsan ben de bu işi bilmiyorum. 

Kimisinin ise hayatı kısa yoldan nasıl para kazanacağını hesaplamakla geçer. Kimi ahlaki, kimi gayri ahlaki.. Artık paranın esiri olmuştur bu tipler. Parayla yatıp parayla kalkarlar bunlar. 2 kuruş için dostunu, sevdiklerini rezil eder. Kendi şerefini 5 paralık eder. Artık ayağa düşer de aklı başına gelmez. Yalan söyler ve yeminler eder bunlar. Tüm inandığı değerler uğruna yeminler ederler. Hallederiz abiyle geçer günleri. Gelene paşam, gidene paşam derler. Bir de Eyvallah abicim !

Bazısı da hayatı ancak kendi sınırlı ekseninden ibaret görür. Akmerkez, Cevahir, Metrocity karış karış gezilir. İtina ile alışveriş yapılır. Kazanılan ve çoğu zaman nereden kazanıldığı sorgulanan kazançlar birer birer harcanır buralarda. Nasıl olsa arkası geliyordur ya bu kazançların. Geçenlerde bizim Banu bir takı almış çok güzel. Üzerinde 18 tane elmas taş var(abartılı bir rakam ama). Çabuk çabuk nereden aldığını öğren. Derhal gidip bizde 20 tane olandan alalım. Ama hayatım senin zaten 15 taşlı takın yok mu ? Ne yani sen bana 20 taşlı takıyı çok mu görüyorsun ? Aşkolsun hayatım lafı mı olur ! İle geçen bir dolu zırva konuşma yapılır ve en serisinden 20 taşlı takı alınır. Ve herkes rahatlar. 

Bütün bunları uzatmak elbette mümkün. Size tüm toplumsal yapımızın geldiği noktayı uzattıkça uzatırım da siz de sıkılırsınız ben de..Ne hale geldik değil mi ? Aramızda ki en saygı değer varlık para, mal, mülk olmuş. Kimisine yukarıdan baktırıyor. Aşağısı o kadar uzak ki, insanlar nokta gibi bile gözükmüyor. Kimisi ise adeta kurtuluşlarının çok paraları olunca gerçekleşeceğine inanıyor. 

Sizce hayatta ki en büyük başarı nedir ? Ya da size göre başarının tanımı nedir ? İyi bir meslek( yani halkın anladığı şekliyle çok para kazandıran) sahibi olmak mı ? Ya da kazanacağınız üniversite sınavı sonucu gideceğiniz Tık Tık fakültesinden mezun olmak mı ? ( O kadar çok fakülte kuruldu ki maalesef içleri tık tık). Ya da birçok insanı geride bırakarak idareci / yönetici olmak mı? O zaman, hadi size iyi yönetmeler !

Geçen akşam Deniz Feneri programını seyrediyordum. Yardıma muhtaç bir ailenin içinde bulunduğu durumu gösteriyorlardı. Bir anne ve 5 çocuk. Baba yıllar önce anneyi ve çocukları terketmiş. Anne bir evde 150 YTL maaş ile temizlikçilik yapıyor. Çocuklarından en büyük 2 tanesini kendisi bakamadığı için yetiştirme yurduna vermiş. Uğur Arslan anneye soruyor. Evinizde yiyecek var mı abla diyor. Anne ağlamaya başlıyor. Çünkü bir gündür hiçbirşey yememişler. Deniz feneri programı sunucusu Uğur Arslan çocuklara dönüyor ve tek tek soruyor. Oğlum ne istersin bizden diyor 9 yaşındaki çocuğa. Çocuğun verdiği cevap ibretlik. Bir ayakkabı istiyorum, bir de evimize yiyecek diyor. Ondan sonrası hepimizde bir gözyaşı.. Bir de tanıdığım bildiğim insanların çocuklarını gözümün önüne getiriyorum o anda. Spider man, Yarış arabası deyişlerini..

Ve insan düşünüyor ; Neye sahibim ve neye sahip değiller başkaları.. Kimbilir kaç gece kulübünde eğlenmeye giden kaç insan bir gecede kaç bin YTL harcıyor. Ya da kaç aile 1 ay boyunca 200-300 YTL ile geçiniyor. Ve düşünüyorum. Başarı dediğimiz şey para kazanıp ta sadece ben ben ben demek mi ? Yoksa bu insanları kıyıda köşede unutup ta görmezden gelmek mi ? 

Siz kendi halinize ne zaman şükredeceksiniz ?

En son kendiniz için aldığınız bir eşya, giysi, cep telefonu, vb. bir ihtiyacınızı, gözünüzün önüne getirin. Hayatınız boyunca bunlar gibi bir sürü şey aldınız değil mi? Şimdi hangisine kaç para harcadığınızı hatırlamıyorsunuz bile.

Oysa kendiniz için çekinmeden harcadığınız o bir sürü para kadar bir miktarı, en son ne zaman bir fakire verdiniz ? Yoksa onları görmezden gelmek daha mı kolay ? Şimdi durun ve o 9 yaşındaki çocuğun küçücük yüreğinden düşen o cümleleri düşünün.

Bakışlarınızda berraklık, ruhunuzda rahatlama mı istiyorsunuz ? Kendi motivasyonunuzu üst seviyelere mi çıkarmak istiyorsunuz ? Kendi vicdanınızda bir rahatlamaya mı ihtiyaç duyuyorsunuz ?

O zaman bu insanlar gibi dünyada milyonlarca insan olduğunu ve kimilerinin evine yemek bile girmediğini, kimilerinin evsiz olduğunu, aklınızdan çıkarmayın. Halinizden her şikayet ettiğinizde o 9 yaşındaki küçücük çocuğun verdiği cevabı aklınıza getirin. 

Bu gün, hatta bu ay kendiniz için ne yaptınız ?

Peki bugün ve bu ay gerçekten ihtiyacı olan bir başkası için ne yaptınız ?

Yoksa siz sadece ' kendiniz ' için mi yaşıyorsunuz ?

Psik. Dan. Selçuk Arıcı

Yazarın Son Yazıları

    Yazar'a ait Son Yazılar Bulunamadı.

» Yazarın Tüm Yazıları

İlginizi Çekebilir